Pandemi koşullarında ihracatımız yüzde 7 arttı

İzmir Ticaret Borsası (İTB) Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, pandemi koşullarında bile işlem miktarını yüzde 24 arttırarak 20 milyar 172 milyon 865 bin liraya yükselttiklerini söyledi. Kestelli “İzmir’de tarım ve gıda ürünleri ihracatında da yüzde 7’lik artış elde ettik” dedi.

‘Haftabaşı Sohbetleri’nin bu haftaki konuğu İTB Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli. Yeni Asır için gündemi değerlendiren ve Cumhuriyet’in 100. yılından beklentilerini dile getiren Kestelli, “Üretim konusunda ülke genelinde yaşanan olumlu tablo, İzmir’den yapılan tarım ve gıda ürünleri ihracatına da yansıdı. 2020 yılında, bu kapsamdaki ürünlerin ihracatında bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 7’lik artış yaşandı” dedi.

-İTB olarak, pandemi koşullarında geçen 2020’yi nasıl değerlendirirsiniz? Tüm dünya adına pek de hatırlanmak istenmeyecek bir yıldı 2020… Ancak yerküre üzerinde yaşayan istisnasız herkesi etkileyen bu salgın, tarım ve gıdanın ne kadar önemli; tedarik zincirinin sürdürülebilirliğinin ne denli hayati olduğunu hepimize bir kez daha gösterdi. Ülkeler tarım politikalarını yeniden gözden geçirme ihtiyacını hissetti. Şimdiye dek farklı iş kollarında faaliyet gösteren sermaye grupları da tarıma farklı bir gözle bakmaya başladı.

Mert Alpdündar’ın sorularını yanıtlayan Işınsu Kestelli, salgın şartlarının tüm insanlığa tarımın önemini hatırlattığını söyledi.

-Türkiye’de tarımsal üretim nasıldı? Türkiye’de üretim miktarları, 2020 yılında bir önceki yıla göre tahıl ve bitkisel ürünlerde yüzde 8.7, sebzelerde yüzde 0.3, meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde yüzde 5.8 arttı. 2020’de tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde 69.3 milyon ton, meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde 23.6 milyon ton üretim yapıldı. Hayvansal üretimde de sıkıntı yaşanmadı. Aksine büyükbaş hayvan sayısı yüzde 4.2, küçükbaş hayvan sayısı da yüzde 13.6 arttı.

-2021 yılı ve Cumhuriyet’in 100’üncü yılından, İTB olarak beklentiniz nedir? Milenyumun üçüncü 10 yılında dünya bambaşka bir eksene oturuyor. Dünya son 15 yıldır eşitsizliklerin arttığı, üretkenlik artışının azaldığı ve demokrasinin gerilediği bir dönemi yaşıyor. 2021’in temel konusu bu mevcut manzaranın nasıl değiştirilebileceği olacaktır. Bugün sıkça söz edilen reformlar sayesinde ve daha yüksek teknoloji üretimi ve kullanımı, yüksek performans ve verimlilikle bir refah devletine dönüşebiliriz. Bu potansiyele fazlasıyla sahibiz. Kaynakları doğru kullanarak Türkiye’yi temel sorunlarından kurtaracak sürdürülebilir nitelikli büyüme dönemini yakalayabiliriz. Doğru adımları atıp ihtiyacımız olan ekosistemi kurabilirsek umudu hep birlikte yeşertebiliriz. Bu nedenle 2021’i temkinli bir iyimserlikle karşılıyorum.

-İzmir Ticaret Borsası’nın Türkiye’deki borsalar içerisinde işlem payı nedir? İzmir Ticaret Borsası, ülkemizdeki 113 Borsa içinde, 2019 yılı verileriyle işlem hacmi açısından İstanbul Ticaret Borsası’nın ardından ikinci sırada yer alıyor. Genel işlemler içindeki payımız ise yüzde 5.17. 2019 yılı işlem miktarımız da 17 milyar 874 milyon 107 bin TL. Bu miktar, pandemi koşullarının ekili olduğu 2020 yılında yüzde 24 oranında artarak 20 milyar 172 milyon 865 bin liraya yükseldi. Salgın koşulları nedeniyle dünya genelinde hayat dursa da tarımsal üretim ve işlem hacmimiz artmaya devam etti. -Ege’de tarım ürünlerinde ithalat ve ihracat dengesi nasıl gerçekleşti? Hasadı pandeminin ilk dönemine rastlayan kiraz dışında üretim açısından sıkıntı yaşadığımız bir ürünümüz pek olmadı. Pandemi döneminde ihracat hacminin birçok fasılda arttığını, ithalat hacminin ise tam tersine azaldığını görüyoruz. En önemli ihracat kalemimiz olan meyve grubunda da 633 milyon dolardan 681 milyon dolara çıktık. İthalatta en çok döviz çıkışı yağlı tohum ve meyveler, muhtelif tane, tohum ve meyveler, sanayide ve tıpta kullanılan bitkiler, saman ve kaba yem grubunda oldu. Üretimin sürmesi adına gerekli olan bu kalemlere yüzde 28’lik bir artışla yaklaşık 427 milyon dolar ödedik.

NİTELİKLİ ÜRETİM VE MARKALASMA SART

IŞINSU Kestelli, ihracatı geliştirmenin yolunun nitelikli üretim ve markalaşmadan geçtiğine işaret ederek şunları söyledi: “Mesela Türkiye dünyanın en büyük 6’ncı zeytinyağı ihracatçısı. İtalya, 2019’da ürettiği zeytinyağının tonunu 4 bin 838 dolardan, Yunanistan 3 bin 774 dolardan, Portekiz 3 bin 484 dolardan, İspanya ise 3 bin 47 dolardan ihraç etti. Aynı dönemde ülkemizin ihracat fiyatı 2 bin 688 dolar oldu. Aradaki bu fark marka olmaktan, modern pazarlama yollarını doğru kullanmaktan ve tüm dünyada nihai tüketiciye ulaşabilmekten kaynaklanıyor. Biz bu konuda çok eksik kalıyoruz.”

SU TASARRUFU YAPMALIYIZ

Küresel iklim krizi tarımsal üretimi nasıl etkiliyor? Tarım, kapalı tesislerde, fabrikalarda yapılan bir faaliyet değil. Toprağa, güneşe, suya, neme, rüzgâra, yağmura ihtiyacı var. Dolayısıyla iklim koşullarındaki en ufak bir değişimden bile ciddi anlamda etkilenebiliyor. İklim krizi şimdiden aşırı doğa olayları ile kendisini hissettirmeye başladı. Yakın vadedeki sorunlardan biri ise susuzluk. Yağışların yetersiz olması, yer altı sularının azalması nedeniyle tarladan işletmeye, evlerden iş yerlerine her alanda su tasarrufunu yönetmemiz gerekiyor. En çok su tüketimin yaşandığı tarımsal üretimde de akıllı sulama sistemlerini ülke sathına yaymamız şart.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir