Yerinde karar döneminde hangi adımlar atılacak?

Koronavirüsle mücadelede yeni bir evreye geçiliyor. ‘Yerinde karar’ dönemi başlıyor. Normalleşme adımları her şehir için vaka sayılarıyla orantılı olarak ayrı ayrı atılacak.

Riskin azaldığı illerde kademeli olarak normalleşme süreci başlayacak. Bu iller takip edilerek vaka sayılarının artması durumunda kısıtlamalar yeniden söz konusu olacak.

Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Hasöksüz, süreç hakkında “Günlük vaka sayıları ve hastanede yatış oranları gibi değerler baz alınacak” diyor.

Milli Eğitim Bakanlığının köy ve ufak yerleşim alanlarında yüz yüze eğitime başladığını ifade eden Prof. Dr. Hasöksüz, “Artık Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın da açıkladığı gibi yerel yönetimler bazında tedbirler üzerinde duruluyor” diyerek yeni dönemi anlatıyor.

Normalleşme sürecine ilişkin hala çalışmaların sürdüğünü belirten Prof. Dr. Mustafa Hasöksüz, özellikle Karadeniz Bölgesi’ndeki yükselişe dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürüyor: “Aşırı yüksek olan günlük vaka sayısının yaygınlaşarak diğer illere gitmesi söz konusu. Şu anda Adıyaman ve Osmaniye’de de bir yükseliş var. Bu nedenle o illerde biraz daha sıkı tedbirlerin alınması mümkün.”

Vaka sayılarının düştüğü illerde kısıtlamaların yavaş yavaş kaldırılması bekleniyor. Hasöksüz, “Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki günlük vakalar, her 100 bin kişide 10’un altında seyrediyor. Şırnak, Hakkari, Bitlis gibi illerde rakamlar oldukça düşük. Oralarda kesin iyileştirmelerin olacağını düşünüyorum. Ardından 100 binde 20’li rakamlara gerileyen illerde iyileştirmeler söz konusu olabilir” diyor.

Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan ise 1 Mart tarihinde başlayacak ‘yerinde karar’ için il il 100 bin nüfustaki vaka sayılarının anahtar olacağını söylüyor.

Yayınlanan son haritayı değerlendiren Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan, “Rize, Trabzon, Giresun, Ordu ve Samsun illerimiz 100 binde 200’den fazla. Konya, Aksaray, Osmaniye, Karaman illerimizin 100 binde 100’den fazla olduğunu gözlemliyoruz. Onun dışındaki illerimiz genel olarak aslında 100 binde 100’ün altında” diyor.

Yerinde karar döneminin illeri rahatlamaya yönelik bir yaklaşım olacağını ifade eden Prof. Dr. İlhan, vaka sayısı fazlaysa kapanmanın da gündeme gelebileceğini söylüyor.

“Haritada iller risk durumuna göre renklendirilebilir” diyen Prof. Dr. İlhan, şöyle devam ediyor: “Tam kesinleşince uygulama tarihi, uygulama yaklaşımı Bakanlığın sayfasında yayımlanır, ona göre de her ilimiz kendi sınıfını görüp, alınacak önlemleri ve açılmayı değerlendirir.”

İlhan, “Açılma fiziksel mesafeden, maske takmaktan vazgeçeceğiz anlamına gelmiyor. Bir ilimizde vaka sayısı çok düşük olsa dahi mutlaka kapalı ortamların havalandırılması, kalabalığa girmeme ve açılacak kafe ve restoranların kurallara uyması gereken yaklaşımların benimsenmesi gerekiyor” diye uyarıyor.

Prof. Dr. İlhan, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Okullarımız da açılacak, aşılamada çok ciddi bir seviyeye ulaştık. Hep beraber kurallara uyarsak tüm Türkiye`de renklerin maviye döndüğünü görmek mümkün olacaktır.”

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Kemalettin Aydın, her il için 100 bindeki vaka sayısına bakılacağını belirterek, diğer kriterleri şöyle anlatıyor: “O ilin hastane doluluk oranı, yoğun bakım ve solunum cihazındaki boşluk oranı. Yapılan PCR testlerindeki pozitif çıkma oranı. Son 14 gündeki artma ya da azalma ivmesi ve o bölgedeki aşılanma.”

Bu beş kritere çeşitli puanlar verileceğini söyleyen Prof. Dr. İlhan, “İllerin ayrı ayrı puanı çıkacak. Böyle bir puanlamayla iller dört bölgeye ayrılarak karar verilecek” diyor.

Prof. Dr. İlhan, düşük risk taşıyan bir ilde atılacak adımlar konusunda “Tahmin ediyorum ki önemli bir oranda bütün kısıtlamalar kalkabilir. Okullar normalleşebilir. Restoranlar belli bir oranda açılabilir. Hafta sonları saat 22.00’ye kadar açılabilir” diye konuşuyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.