Altın ve döviz yatırımcıları dikkat! Kritik süreç başladı

Piyasalar için kritik haftaya girildi. Önce yurt dışında ABD Merkez Bankası (Fed), sonra yurt içinde Merkez Bankası (TCMB) faiz kararı takip edilecek.

Piyasalar için Mart ayının en önemli haftası başladı. ABD Merkez Bankası’nın (Fed), 16-17 Mart’ta Açık Piyasa Komitesi toplantısından (FMOC) çıkacak faiz kararı ve karar metni piyasaların radarında olacak. Fed Başkanı Jerome Powell’ın kararın ardından yapacağı konuşmada özellikle tahvil faizleri ile ilgili mesajlar, doların yönü, hisse senetleri ve emtia piyasası için büyük önem arz ediyor.

ABD’de enflasyon beklentileri yükseldi

ABD ekonomisi Fed’in varlık alımları ve düşük faiz adımlarıyla ile para politikası yönünden desteklenirken, bunun üzerine 1.9 trilyon dolarlık dev teşvik paketinin onaylanmasıyla, ekonomide enflasyon beklentileri güçlendi. Bununla beraber ABD tahvil faizleri yeni haftada da yeniden ivmelenerek 1.60’nın üzerine yükseldi. Bu durum piyasalarda risk iştahını törpüledi.

Fed Başkanı Jerome Powell’ın 2020 yılı salgın döneminde para politikasına dair yeni çerçeve olarak açıkladığı “Ortalama yüzde 2 enflasyon hedefleyecekleri” mesajı nedeniyle piyasalar, beklenenden önce varlık alımlarını kısılması ve sonrasında parasal sıkılaştırma sinyalinin gelebileceği ihtimali ile baskılandı. Powell, son yaptığı konuşmada ise ABD’de maksimum istihdam ve yüzde 2 enflasyon hedeflerine ulaşmadan önce faiz oranlarını yükseltmeyi düşünmeyeceklerini yineledi. Bu durum küresel düzeyde doların güçlenmesine neden olurken, gelişmekte olan ülke para birimlerine olumsuz yansıdı.

ABD’de enflasyon yüzde 1,7 düzeyinde gerçekleşti

ABD’de enflasyon piyasa beklentisi doğrultusunda gerçekleşti. Buna göre son gelen verilere göre, enflasyon Şubat’ta bir önceki aya göre yüzde 0,4 artarken, geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 1,7 artış kaydetti.

Beklenenden önce sıkılaştırma hamlesi gelir mi?

Piyasa beklentisi Fed’in faizleri değiştirmeyeceği yönünde oluşurken, özellikle gelecek dönemin para politikası ve varlık alımları konusuna ilişkin verilecek mesajlar piyasalarda yönü belirleyecek. Bununla beraber, ABD’de enflasyonda yükseliş hızlanır mı korkusu nedeniyle Fed’in beklenenden önce para politikasında olası bir sıkılaştırma yapabileceği algısı risk iştahını baskılayan en önemli etmen olarak masada yer alıyor. Fed, daha önceki yaptığı açıklamalarda pandemi etkisi nedeniyle 3 yıl boyunca faiz artırımına gitmeceğini belirtmişti.

FMOC toplantısında, faiz kararının ardından karar metinde ve Powell’ın açıklamalarında, tahvil faizlerine ilişkin mesajlar yüksek önem düzeyinde takip edilecekken, Fed’in güvercin tutumunu ne tonda sürdüreceği, yatırımcıların radarında olacak.

Fed’den direkt olarak bir hamle beklenmiyor. Ancak uzmanlar, Powell’ın varlık alımlarının azaltılmasına ilişkin söylemde bulunması durumunda, sıkılaşmanın başlayacağı yönünde ilk adımın sinyali olarak yorumlanabileceğini bildirdi.

FED’in ardından gözler Merkez Bankası’na dönecek

Fed’in ardından yurt içinde gözler Merkez Bankası’nda (TCMB) olacak. Merkez Bankası, Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı 18 Mart Perşembe günü gerçekleşecek. Saat tam 14:00’da faiz kararı duyurulacak. Merkez Bankası’nın enflasyon hedefleme stratejisi doğrultusunda para politikasında sıkı duruşa dikkat çekmesi bekleniyor.

Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal, daha önceki yaptığı açıklamalarda her fırsatta yüzde 5 enflasyon hedefinin altını çizerek, ‘Gerekirse daha fazla sıkılaştırmaya gideriz’ mesajı vermişti. Ekonomistlerin beklentisi ise Merkez Bankası’nın Mart 2021 Para Politikası Toplantısı’nda 100 baz puan faiz artırım yapacağı yönünde oluştu.

Merkez Bankası’nın daha önceki faiz karar metinlerinde kullandığı “TCMB karar alma süreçlerinde orta vadeli bir perspektifle, enflasyonu etkileyen tüm unsurları ve bu unsurların etkileşimini temel alan bir analiz çerçevesi benimsemektedir. Açıklanacak her türlü yeni verinin ve haberin Kurul’un geleceğe yönelik politika duruşunu değiştirmesine neden olabileceği önemle vurgulanmalıdır” ifadesi, Fed’in kararlarının ve söylemlerinin TCMB’nin politikalarını belirlemesinde etkili olabileceğini yansıtıyor.

Brent petrol fiyatları ekonomilerde toparlanma beklentilerinin güçlenmesiyle 8 Mart tarihinde 71 doları aşarak yaklaşık 2 yılın en yüksek seviyesine yükseldi. Uluslararası yatırım kuruluşu Citigroup, brent petrolün varil fiyatının 2021 yılı sonunda 80 dolara yükseleceğini öngörürken, Capital Economics ise brent petrolün yılın 3. çeyreğinde 80 dolar ile zirve yapmasını öngördü.

Ekonomistler, petrol fiyatlarında ve beklentilerinde yükselişin ekonomilerde toparlanmanın hızlanabileceğine işaret ettiğini sıklıkla dile getiriyor. Bu durum ABD’de enflasyon riski için önemli bir sinyal olarak dikkat çekiyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir