Türkiye ikinci doz aşılarla rahat nefes alacak

Sağlık Bakanlığı Toplum Bilimleri Kurulu Üyesi Mustafa Necmi İlhan, aşı çalışmalarına ilişkin, “50 milyon vatandaşımızın bilfiil aşılı olduğunu gördüğümüz gün, kendimizi rahat hissettiğimiz gündür” dedi.

Türkiye ikinci doz aşılarla rahat nefes alacak

Sağlık Bakanlığı Toplum Bilimleri Kurulu Üyesi ve Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan, Türkiye’de Covid-19’a karşı toplumsal bağışıklığın sağlanması hedefiyle yürütülen aşılama çalışmaları ve 1 Temmuz’dan itibaren atılacak yeni normalleşme adımları hakkında açıklamada bulundu.

Mustafa Necmi İlhan, dün itibarıyla 14,5 milyondan fazla kişinin iki doz, 29 milyondan fazla kişinin de tek doz aşısını olduğunu anımsatarak, vaka sayılarında da yaklaşık 15-20 gündür, 5-6 bin bandında ilerlendiğine dikkati çekti.

“Aşılamada iyi bir noktaya doğru gidiyoruz”

Türkiye’nin aşılama hedefinin, 50 milyonu geçmek yönünde olduğunu belirten İlhan, şunları kaydetti;

Bu açıdan aşılamada iyi bir noktaya doğru gidiyoruz. Yeni dönemde salgınla mücadelemiz, bireysel önlemler ve hızlı aşılama ile ilerleyecek.

İki doz aşısını olanlar açık havada, mesafe kuralına uyarak maskesiz oturabilir

İki doz aşısını olan vatandaşlar, çevrelerinde aşısız kimse yoksa, açık alandalarsa, aralarında en az 2 metre fiziksel mesafe bırakmak kaydıyla elbette maskesiz bir şekilde oturup sohbet edebilirler. Buna parklarda, bahçelerde, kırsal bölgelerde zaten şahit oluyoruz. Açık havada maskesiz bir şekilde aşılı vatandaşımız yürüyüşünü yapabilir ancak postane, banka, alışveriş merkezi, sinema salonu gibi kalabalık yerlere girdiğinde maskesini takması gerekecek.

“Temiz hava Covid-19 bulaşma ihtimalini kesin olarak azaltıyor”

Güney Kore, Japonya gibi ülkelerde insanlar hastalıklar ve hava kirliliğine karşı bilinçlendi. Gereken tüm durumlarda maske takmayı alışkanlık haline getirdiler. Türkiye’de de böyle bir bilincin oluşması önemli.

Ortamları sık havalandırma, bireysel temizlik ve el hijyenine dikkat etme önemini koruyor. Toplu taşımada açık camla seyahat ediliyorsa, iş yerinde, restoranlarda açık camla oturuluyorsa, yani dışarıdan temiz hava alınıyorsa, Covid-19 bulaşma ihtimali kesin olarak azalıyor. Burada temiz hava önemli, klimadan bahsetmiyoruz.

“Ay sonuna kadar 18 yaş üzeri her birey için istediği aşıya erişim imkanı olacak”

Aşılamada yaş oranı 25’e indi. Ay sonuna kadar 18 yaş üzeri her birey için her yerde, istediği aşıya erişim imkanı olacak. Bu çok önemli bir gelişme.

Şu an sırası gelen tüm vatandaşların bir an önce aşısını olması, fiziksel mesafe ve kişisel hijyen önlemlerine dikkat etmesi gerekiyor. Şu an itibarıyla sadece tek doz aşı olanların iki doza tamamlanması bile 30 milyon vatandaşımızın aşı olması anlamına gelir ki bu da iyi bir noktaya gittiğimizin en önemli göstergelerinden. 50 milyon vatandaşımızın bilfiil aşılı olduğunu gördüğümüz gün, kendimizi rahat hissettiğimiz gündür.

Aşılama sayesinde virüs saçılımı ve bulaş azalacak

Tüm bu olumlu tabloya rağmen, dünyada Covid-19 salgını bitmeden, Türkiye gibi dünyanın tam merkezinde olan, iş insanlarının çok seyahat ettiği ve hareketliliğin fazla olduğu bir ülkede salgının bitmesinin çok mümkün değil.

Aşılama ne kadar artarsa, salgınla mücadelede o kadar avantaj sağlanabilecek.

Aşılama sayesinde virüs bulaşsa bile kişinin hastalanma, ağır hasta olma ihtimali çok düşük olacak. Vefat ihtimali çok daha azalacak. Ayrıca kişi, enfekte olsa dahi hastalığın ağırlığı düşük olacağı için çevreye virüs saçılımı da daha az olacak. Bu da bulaşı azaltacak.

Örneğin, ben aşılıyken bu hastalığı geçiriyorum, yanımdaki kişi de aşılı, o zaman ben hafif geçirdiğim için yanımdaki belki hiç hastalık geçirmeyebilir. Bu şekilde çevremdeki aşılanan kişi sayısı arttıkça, hastalık da bulaşacak kimse bulamadığı için kaybolacak.

“Vakalarda tedrici artış yaşanıp yaşanmadığının takibi önemli”

Sokağa çıkma kısıtlamalarının 1 Temmuz’dan itibaren kalkmasıyla vaka sayılarında da artış yaşanabilir. Fakat bunun hangi oranda ve ne kadar sürede olacağının dikkate alınması gerekli. Kısıtlamaların kalkmasının ardından vakalarda tedrici bir artış yaşanıp yaşanmadığının ve sebeplerinin takip edilmesi önem taşıyor. Sınırlı bir bölgede mi kalıyor, düğün, cenaze gibi bir sebebi mi var, yoksa ülke genelinde mutant virüsten kaynaklı bir artış mı var, ona göre devletimiz de gerekli değerlendirmeleri yapar.

Mücadelede iyi bir noktada olunmasına rağmen tehlike henüz geçmeti. Vatandaşların bireysel tedbirlerden taviz vermemesi gerekiyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir